Ceyhan Depreminin 28. Yılında JMO’dan Tarihi Uyarı: “Deprem Gerçeğiyle Yüzleşilmeli”
JMO Adana Şube Başkanı Dr. Mehmet Tatar: “Doğal Afetler Değil, İhmaller Can Alıyor!”
Ceyhan’da 28 Yıllık Acı ve Bitmeyen Tehlike: Dr. Mehmet Tatar’dan Radikal Öneriler
Türk Ceza Kanunu’na Yeni Madde Teklifi: Dr. Mehmet Tatar “Afet Suçu” Tanımlanmalı
JMO Başkanı Tatar: “Yapı Stokumuzun Büyük Bölümü Deprem Güvenliğinden Yoksun”
Milyonlarca Vatandaş Risk Altında: Adana Jeoloji Mühendisleri Odası’ndan Acil Çağrı
“Mesele Depremin Olup Olmayacağı Değil, Ne Zaman Olacağıdır”: Ceyhan’da Kritik Gün
Afetlere Dirençli Kentler İçin Reçete: JMO Adana Şube Başkanı Bilimsel Planlamayı İşaret Etti
Deprem Yönetmelikleri ve Tehlike Haritaları Güncellensin: JMO’dan Yerel Yönetimlere Revizyon Çağrısı
Afet Risk Yönetiminde Radikal Değişim: Tatar, Katılımcılık ve Hesap Verebilirlik İstedi
27 Haziran 1998'de meydana gelen 6.3 büyüklüğündeki yıkıcı Ceyhan Depremi’nin 28. yıl dönümünde konuşan TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası Adana Şube Başkanı Dr. Mehmet Tatar, Türkiye’nin mevcut yapı stokunun büyük bölümünün hâlâ riskli olduğunu vurguladı. Doğal afetlerin değil, idari ihmallerin can aldığına dikkat çeken Dr. Tatar, Türk Ceza Kanunu’nda acilen “afet suçu” kavramının tanımlanması gerektiğini belirterek deprem yönetmeliklerinin ve tehlike haritalarının güncellenmesi çağrısında bulundu.
"Mevcut Yapı Stokunun Büyük Bölümü Güvenlikten Yoksun"
Merkez üssü Ceyhan olan o büyük felaketin yıl dönümünde, 6 Şubat 2023 Kahramanmaraş merkezli depremlerin yarattığı tahribatı da hatırlatarak söze başlayan JMO Adana Şube Başkanı Dr. Mehmet Tatar, yıllardır yapılan uyarılara rağmen yapılaşma politikalarında köklü bir çözüm üretilemediğini belirtti. Mevcut yapı stokunun ezici bir çoğunluğunun deprem güvenliğinden tamamen yoksun olduğunu ifade eden Dr. Tatar, izlenen mevcut politikaların kronikleşen bu sorunu çözmede yetersiz kaldığını açıkça ifade etti.
“Depremin Olacağı Gerçeğini Kabul Etmeliyiz”
Depremin kaçınılmaz bir doğa olayı olduğunun altını çizen Oda Başkanı Dr. Mehmet Tatar, kamuoyunun odaklanması gereken noktanın "deprem olacak mı" sorusu değil, "ne zaman gerçekleşeceği" gerçeği olduğunu hatırlattı. Güvenli yaşam alanları inşa edebilmek için zemin etütlerinin kağıt üzerinde kalmadan, eksiksiz yapılması gerektiğini söyleyen Dr. Tatar, yapı-zemin ilişkisinin doğru kurulmasının hayati bir zorunluluk olduğunu dile getirdi.
Afetlere Dirençli Kentler İçin Bilimsel Planlama ve "Afet Suçu" Talebi
Şehirlerin geleceğinin şansa bırakılamayacağını, bütüncül risk analizleri ve uzman mühendislik/mimarlık hizmetlerinin planlamanın merkezine alınması gerektiğini belirten Dr. Tatar, kurumsal denetimlerin yasal çerçevede güçlendirilmesini istedi. İdari ihmallere ve yetersiz planlamalara sert eleştiriler getiren JMO Başkanı, sorumluluğun sadece hayatını kaybeden vatandaşlara veya birkaç müteahhide yüklenemeyeceğini söyleyerek şu radikal teklifi sundu:
“Afetlerde sorumluluk yalnızca hayatını kaybedenlere veya sahaya ihale edilemez. İhmali bulunan tüm kişi ve kurumların hesap verebilir olması şarttır. Bu kapsamda Türk Ceza Kanunu’nda (TCK) ‘afet suçu’ kavramı net bir şekilde tanımlanmalı, katılımcılık, şeffaflık ve hesap verebilirlik ilkeleri esas alınmalıdır.”
Yönetmelikler ve Diri Fay Haritaları Revize Edilmeli
Jeoloji mühendislerinin ürettiği bilimsel verilerin yerel yönetimlerce ana rehber kabul edilmesi gerektiğine vurgu yapan Dr. Mehmet Tatar, Türkiye Diri Fay Haritası temel alınarak deprem tehlike haritalarının ve ilgili tüm deprem yönetmeliklerinin ivedilikle güncellenmesini talep etti. Afet risk azaltma çalışmalarına harcanacak bütçelerin bir maliyet kalemi değil, insan hayatını kurtaran hayati birer zorunluluk olarak görülmesi gerektiğini belirten Tatar, hem merkezi hükümetin hem de Adana'daki yerel yönetimlerin afet planlarını revize ederek daha üretken ve duyarlı olmaları çağrısıyla açıklamasını noktaladı.






